Yavru Kangal Köpek

Yeni Bir Hayat – Hayatın içinden Kısa Hikayeler-12

Yeni Bir Hayat

Hayatın içinden Kısa Hikayeler-12


Biliyorum, çalışmaktan yorgun düştüğünüzde, deniz kıyısında bir kulübe, rahat bir emeklilik, ufak bir tekne ve denizde bu tekneyle balık avlamak, denize girmek, güneşte yatarak tembel tembel günlerinizi geçirmek gibi çok çekici gelen düşünceleriniz olmuştur muhakkak. Bu düşünceler zaman zaman hayallerinizi hep süslemiştir.
Hayatın inişli çıkışlı yollarından sonra emekli olunca insanın beklediklerinin hiç de karşılanmadığını görürüz. Ya emekli maaşı hiçbir şeye yetmez, ya sağlık problemleri size nefes vermez yada çevrenizdekilerin komşularla problemleri ve beklentileri kendinize yeterince zaman ayırmanıza yetmez. Bütün sorunları gerektiği gibi çözmüş olsanız, maddi imkanları sağlamış olsanız dahi bu sefer hedefsiz bir hayat, mutsuzluk getirir. Bu durumu belki 1-2 yıl götürebilirsiniz ama önünde sonunda  yine bir hamle yaparak, bir hedef seçmek zorunda kalırsınız. Aksi halde yaşam süreniz kısalır, içinize kapanır ve sessizce bu dünyayı terk edersiniz.
Ben karakteri gereği her şeyi  inceden inceye planlayan biriyim. Emekliliğimi de böyle planlamıştım. Her şey de tam istediğim gibi olmuştu. Deniz kıyısında küçük bir ev, ufak bir tekne, bol  kitap ve yaşamama yeterli bir gelir. Her şey beklediğim gibi oluşmuştu. Ne yazık ki beklentiler statik değildi. Her yeni  gün, değişen şartlar beklentilerinizi de değiştiriyordu.
2 yıl balkondan denizi seyrettikten sonra artık denizi, güneşi, maviyi, yeşili kanıksamıştım, canım yataktan bile çıkmak istemiyordu. Tek başına yaşam, başka insanlarla görüşme arzumu da öldürmüştü. Geçen 2 yıl beni bu noktaya getirmişti. Artık yeni bir hedef seçip yaşamımı buna göre düzenlemeliydim. Seçilecek doğru bir hedef belki bana yeni bir yaşam heyecanı getirebilirdi. Artık kazanmak veya kendim için bir şey beklemek zamanım çoktan geçmişti.  İstediğim diğer insanlar için ne yapabilirim düşüncesi oldu.
Günlerce düşündüm durdum. Yeni bir fikir üretememiştim ama baktım yeniden erken kalkar olmuştum, yeniden bir yaşam sevinci içimi kaplar olmuştu.  Fark ettim ki hedef aramanın kendisi bir hedefti. Yeni bir şey keşfetmiştim. Şimdi oyun başlamıştı. Her hafta yeni bir konu seçip, o konuyu nasıl gerçekleştiririm diye düşüncelere dalıyordum .Sonunda hiçbir çözüm gelmiyordu. Ama ben hayata daha bir sıcak bakmaya başlamıştım. Yaklaşık 2 yıl da böyle geçmişti, artık hedef aramanın da hedef olmadığı tespiti beni tatmin etmemeye başlamıştı. O gün kafamdaki karışık düşüncelerle sokaklarda dolaşırken ona rastladım.
Ufak ve yardıma muhtaç bir köpek yavrusuydu. Birden bu sevimli ve yardıma muhtaç yaratığa kanım ısındı. Kucağıma aldım ve eve varıncaya kadar kucağımda okşadım. Eve gelince ona süt ve ekmek verdim.
Yavru Kangal Köpek
Sanki kendi kedime işe yarar bir birey gibi hissetmeye başladım. Ufaklığın adını “Tembel” koymuştum. Gencecik yaşında yeme, içme, oynama dışında hayattan hiçbir beklentisi yoktu.  Onunla beraber olduğum zaman, zamanın nasıl geçtiğini fark etmez olmuştum. Emekliliğim için başladığım hazırlıkların ve düşüncelerim nereden nereye gelmişti. İnsanın arzu ettiklerinin, çoğu zaman kendi yetenekleri ve imkanlarıyla bağdaşmadığını anlamıştım. İnsan değişkendi, bugün istediği, beklediği bir gün sonra değişikliğe uğrayıp yeniden şekilleniyordu.
Yalnızlığım Tembel’le uçup gitmişti. Onunla konuşuyor, onunla oturuyor, onunla geziyordum. Sanki 2 arkadaş olmuştuk. Benim isteklerimi neredeyse söylemeden anlıyor ve yapıyordu. Beni üzecek şeylerden kaçıyordu.  Böylece bir 3 yıl daha geçti.
Artık garip düşüncelere pek kapılmıyordum. Tembel’den  öğrendiğim gibi günümü yaşar olmuştum. Daha önce dert ettiğim hiçbir şeyi ciddiye almaz olmuştum.
Kışın etraftan ısınmak için odun topluyor ve yürüyüş yapıyor, yazın da kıyıda güneşleniyor ve denize giriyordum. Eğer mutluluk böyle bireyse ben gerçekten mutluydum.  
İlginç olan şey, ben mutlu bir emekli olmayı bir ömür boyu planlamış, hazırlamış ama becerememiştim. Şimdi ise ufak bir köpek bana nasıl  mutlu bir emeklilik yaşanacağını öğretiyordu.
Bazen ona bir şey olursa ben ne yaparım gibi düşünceler aklıma gelse de, o bana bu düşüncemin yanlış olduğunu yaşadığımız sürenin tadını çıkartmamız gerektiğini öğretmeye devam etti.
Ümit ederim ki onunla ayrılık çok yakın değildir ve ben ona iyi bir hayat vererek bu mutluluğumun  borcunu ödeyebilirim.




Şubat 2014
A. Latif Kuru


Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir